Almak Ya da Almamak İşte Bütün Mesele Bu...

Almak Ya da Almamak İşte Bütün Mesele Bu...

Bir yıl daha bitmek üzere ve yılbaşı yaklaşıyor, belki de insanlığın var oluşundan beri yeni başlangıçlar bizleri heyecanlandırır, birlikte olmaya ve paylaşmaya sevk eder... İnsanlık geliştikçe paylaşımlar daha keyifli olmaya ve özel dönemlerdeki birliktelikler gelenekselleşmeye başladı... Yılbaşı geleneklerinden en güzeli de belki insanların ailelerine, eşlerine, dostlarına ve sevgililerine çeşitli hediyeler alarak bu keyifli güne farklı anlamlar ve kalıcılık katmalarıdır. 
İşte gene tam da böyle bir dönemdeyiz ve gene yılbaşı hediyeleri telaşı başladı...
Hediye seçebilmek adına akıldaki “ “Anneme ne alsam?”, “Arkadaşım neyi sever?”, “ Kardeşimin neye ihtiyacı var?”, “Sevgilime kesinlikle çok özel bir şey almalıyım!” ” gibi sorulara en güzel cevabı özellikle büyük şehirlerde devasa alışveriş merkezleri insanlara sundukları geniş seçeneklerle verirler.
Hediye seçebilmek için dolanıp dururken hemen hemen bütün alışveriş merkezlerinde olduğu gibi bir pet mağazasının önüne denk gelir ve camdan size bitirim bitirim bakan bir veya bir kaç çift göz görürsünüz. O an kafanızda bir ışık yanar. Evet evet işte alacağınız harika hediyeyi buldunuz. Bundan daha güzel ve daha anlamlı bir hediye olamazdı... Bütün iyi niyetinizle hem o canlıyı ordan kurtarmak hem de değer verdiğiniz kişiye muazzam bir jest yapmış olacaksınız. Ancak tecrübelerimiz ne yazık ki durumun böyle olmadığını göstermekte... Hediye alınan pet hayvanları ile alakalı inanılmaz acıklı hikâyeler hafızalarımızda. Belki size abartı gelecek ama işte tam da o an vitrinin önünde vereceğiniz karar en az iki canlının hayatını, hayatlarının sonuna kadar değiştirecektir!!! 
Öncelikle şu gerçeği kesinlikle unutmayın; bir canlı kesinlikle hediye olamaz! Herşeyden önce o canlıya bakacak olan kişinin gözden geçirmesi gereken o kadar çok şey var ki... Örneklemek gerekirse;
Pet hayvanı (kedi, köpek) edinmek isteyen bir kişinin kendisine ilk sorması gereken soru gerçekten hazır olup olmadığı olmalıdır. Önündeki 10 - 15 seneyi kendisiyle beraber geçirecek ve bütün yükümlülüklerini yerine getirmek durumunda olduğunu, ona ölesiye bağlı olacak ve bütün dünyasının sadece o olacağı bir dostu hediye olarak almak üzeresiniz. Bu güzel dostluğun başlangıcı eğer bir takım soruların cevapları tam olarak verilmezse düşünüldüğü gibi çok da kolay olmayabilir. Sonuçta bir canlı alacaksınız ve onun da kendi kişiliği olacak. Beraber paylaşılacak yılların problemsiz geçmesi için onun güzel bir eğitimden geçirilmesi durumu söz konusu. Türe ve ırka göre değişiklikler göstermekle beraber alınacak hayvan çoğu zaman yavru olduğu için eğitim ve ilgi genel anlamda aşağı yukarı aynıdır.
Şimdi kendinize şu soruları sorun:
Ona yeteri kadar zaman ayırabilecek mi?
Gezdirilmesi, temizliği ve beslenmesi ile ilgilenebilecek mi?
Düzenli olarak sağlık kontrollerini veteriner hekime yaptırabilecek mi?
Ekonomik olarak bu yükü taşıyabilecek mi?
Hediyeyi alacağınız kişi adına bu dört genel soruya cevap verebiliyor ve cevabınız (hepsine birden) evetse okumaya devam edin. Ancak zaten birine bile hayır diyorsanız kesinlikle hediye olarak evcil hayvan almaktan vazgeçmelisiniz. Yoksa hem hediye aldığınız kişiye hem de zavallı hayvana hayatı zehir etmiş olursunuz.
Genelde sağlıklı olan evcil hayvanı yavru iken almak olacağından ve öyle yapacağınızı varsayarak biraz daha detay sorulara geçelim:
Uykusuz gecelere hazır mı?
Salonunun ortasına küçük veya büyük tuvalet yapıldığı zaman tepkisi ne olur?
Ayakkabılarını, terliklerini ve kemirilebilecek bilumum eşyalarını ne kadar seviyor veya onlardan vazgeçebilir mi? En iyi ihtimalle bir süreliğine onları saklamayı göze alabilir mi?
Yalanmaktan hoşlanır mı?
Ve tabi ne kadar sabırlı? 
Size biraz abartılı gelmiş olabilir ancak yavru bir evcil hayvan aldığınız zaman yukarda size soru olarak sorulmuş olan ihtimallerden en az birini veya birkaçını bir süreliğine de olsa yaşayacak. Ayrıca bu sorulara eklenebilecek inanın daha o kadar çok faktör var ki... Sonuçta tüm bunların cevabını tek başına veriyor olmanız mümkün olmadığı gibi bu durum yukarıda belirttiğim gibi her iki canlı için de (hediye edilen evcil hayvan, hediye alınan insan) adil değil...
Ayrıca belki kedi alacağınız kişinin kediye alerjisi var. Ya da apartman dairesinde yaşayan birine gidip çok aktif bir köpek ırkı hediye aldınız ki en önemli ırk özelliği diyelim çok gürültücü olması...
Gene örneklemek adına meslek hayatım boyunca rastlamış olduğum bir takım soru, sorun ve bahaneler; “Arkadaşım hediye almış, ilk başta çok sevindim onu çok da sevdim ama bakamıyorum ki, çalışıyorum, zaman ayıramıyorum, bütün gün evde yalnız kalıyor, ona da yazık” İnanın bunları sayfalarca çoğaltabilirim ve bazılarına hak vermemek de elde değil. Plansız bir şekilde hayatınıza giren canlıyı, yaşantınızın neresine ne şekilde koyacağınızı bilemiyorsunuz. Zaman istiyor, emek istiyor ve tabi maddiyat istiyor. Kısa bir zaman bile beraber geçirmiş olsanız, alışıyorsunuz, ayrılmak istemiyorsunuz ama mecbur da kalıyorsunuz. Bu defa yer aramaya başlanıyor. “Nereye bırakabiliriz?”, “Sahip bulsak…”, “Barınaklar alır mı?”, “Şu bizim üst komşunun da köpeği var, belki bir tane daha ister?”, “Annemlere mi bıraksam?” (ki bunlar inanın masum örnekler) ve daha onlarca aslında çözüm olmayan, olamayacak olan çözümler aranıp durur. Ve maalesef hiç birinden sonuç alınamayınca zavallı yavru da sokakta sahipsiz yaşayan onlarca candan biri olur… 
Sonuç olarak lütfen ama gerçekten lütfen bilinçsizce davranmayın, ticari oyunlara gelip bir anlık hevesle kesinlikle hediye olarak evcil hayvan almayın... Ya da evcil hayvan almayı düşündüğünüz kişiye kesinlikle danışın, kabul o zaman sürpriz olmayacaktır ama en azından masum bir canlının günahına girmeyeceksiniz...
Tüm okuyucularımıza dolayısıyla siz hayvan dostlarına mutlu, sağlıklı, huzurlu, bol kazançlı, her şeyin gönlünüzce olacağı sevgi dolu bol patili bir yıl diliyorum. Seneye görüşmek üzere hoşçakalın...

Dr. Haluk ÖMER
Veteriner Hekim

Gönderiyi Paylaş

Yorumlar (0)

Yorum bırak

whatsapp