Kedilerde Bağırsak Hastalıkları

Kedilerde Bağırsak Hastalıkları

Kediler, kaprisli tabir edilebilecek düzeyde sizin onlara mama olarak sunduğunuz besinleri seçebilen yaratıklardır. Ancak bununla beraber konu sizin tükettiğiniz besinler olunca son derece meraklı ve ilgilidirler. Tükettiğiniz besinleri ya sizin vermenizi beklerler ya da onlar için daha da iyisi çalarlar.
Tabi gene yapıları itibarı ile meraklı ve oyuncu olan kediler anatomik avantajlarını da kullanarak her yere girip çıkabilir ve bu ortamlarda istenmeyen madde ve besinleri de tüketebilirler. Örnek vermek gerekirse toksik maddeler içeren çöpleri yutabilirler ki bunun sonucunda mide ve / veya bağırsak ağrısı, gaz ve ishal şekillenecektir. Yuttukları tüy ve / veya kemik içeriyorsa dışkı sertleşecek ve kabızlık sorunu ortaya çıkacaktır. Bu ve benzeri yaramazlıklar sonucu meydana gelebilecek problemleri kedi sahibinin bilmesi hem korunma hem de tedavi açısından oldukça önemlidir. Bu yazımızda kedilerde rastlanan bağırsak sorunlarına değineceğiz.
Öncelikle basit anlamda bağırsakların anatomisinden söz etmek gerekirse; bağırsaklar ince ve kalın bağırsaklar olarak ikiye ayrılırlar. Bu yapılar birbirlerinden kalınlık, uzunluk ve fonksiyonları bakımından oldukça farklıdırlar. Kalın bağırsaklar ince bağırsaklara oranla daha kısadır.
İnce bağırsaklar temelde alınan besinlerin emilimi görevini üstlenir. Kalın bağırsaklar depolama görevi görür. Alınan besinlerden artan dışkı maddelerinin dışarı atılımını sağlar. Birçok bakteri ihtiva eder. Bu bakteriler de gaz üretiminin sebebidir.
Gaz; kedinizde karın bölgesinde şişkinlik ve sık gaz çıkarımı en yaygın belirtileridir. Genelde kedinin acele yerken hava yutması ve bir takım besin maddelerindeki bakteriyel fermantasyonlar sebebi ile şekillenir. Ayrıca baklagiller, süt ve süt ürünleri ve bozulmuş yiyecekler de gaza sebebiyet verebilir. 
Çözüm; kaliteli mama (düşük lif ve ortalama değerlerde protein ve yağ içeren) ile beslemek ve günlük öğün miktarını arttırmak olacaktır.
Kabızlık; nedenleri farklılık göstermekle beraber yavrular dahil her yaş ve ırk grubunda karşılaşılabilen bir sorundur. Ancak karaciğer ve bağırsak fonksiyonları zayıflamış yaşlı kediler, hareketsiz ve obez kediler ve tüy yumağı yutmuş kedilerde daha sık gözlemlenir. Ayrıca bir takım travmatik sebepler (kalça kemiği kırıklıkları), doğuştan gelen bozukluklar, paraziter hastalıklar ve çeşitli nörolojik hastalıklar da kabızlığa sebebiyet verebilir.
Çözüm ve tedavide pek çok yol izlenebilmektedir ancak acil durum şekillenmişse öncelikle onu düzeltmeye yöneliktir (lavman, vs.). Tedavi ancak kabızlığın sebebini ortadan kaldırarak tamamlanır. Kabızlığın oluşmasını engellemek aynı gaz sorunlarında olduğu gibi kaliteli mama tüketimi ile mümkündür. Ayrıca kedinin bol miktarda su içmesi ve hareket etmesi de kabızlık oluşumunu engelleyecektir. 
İshal; normal dışkı miktarında, sıklığında ve sululuğunda artış demektir. Bu artış bireye göre değişkenlik gösterebileceğinden normali tarif edebilmek güçtür. Kedinin günlük dışkı alışkanlıklarının bilinmesi sorunun tarifi ve anlaşılmasında büyük rol oynar ki bu da tedaviyi hızlandırır. İshal süresine göre akut ve kronik olarak ikiye ayrılır ve ince bağırsak ve kalın bağırsak ishali olarak sınıflandırılabilecek  iki tipi vardır. Kalın bağırsak ishalinde dışkı çoğu zaman sümüksü, mukusludur ve taze kan ihtiva eder. İnce bağırsak ishalinde ise dışkı oldukça yumuşak, su gibi ve koyu renktedir.
Ayrıca çeşitli enfeksiyöz hastalıklar, organ fonksiyon bozuklukları, bir takım ilaçlar, çeşitli besinlere duyarlılık, stres ve yangılı bağırsak hastalığı gibi nedenler ishale sebebiyet verebilir. 
Çözüm ve tedavi ishalin tipi ve süresine göre değişkenlik gösterir. Doğru beslenme her zamanki gibi büyük önem taşır. İshalin tedavisinde kullanabilecek besin rasyonları sonuç verir gibi gözükse de uzun vadede bu tip beslenmeler doğru ve dengeli olmadığından ishal söz konusu olduğunda vakit kaybetmeden veteriner hekiminize gitmek en doğru çözüm olacaktır. Unutulmaması gereken, uzun süren ishal vakaları istenmeyen sonuçlar doğuracaktır.
Yangılı bağırsak hastalığı; bağırsak mukozasının (ince ve/veya kalın) genelde bağışıklık sistemine bağlı yangılı hücreler ile sarılması sonucu oluşan kronik gastrointestinal sendromlardır. Tam olarak sebebi bilinmemekle beraber her yaşta kedide gözlemlenebilir. Ancak genelde orta yaşlı ve yaşlı kedilerde karşılaşılır.
Taze kan ve sümüksü doku ihtiva eden ishal, gaz ve kusma en genel klinik belirtileridir ve başka hastalıklarla karıştırılabilir. Kesin teşhis için kalın bağırsak mukozasından alınan biyopsi sonucu laboratuvar testleri ile gerçekleşir.
Bu hastalıkta kesin tedavi güçtür. Çözüm ve tedavi hastalığın medikal ilaçlar ve diyet ile kontrol altında tutulmasından ibarettir ki bu da gayet iyi sonuç verir. Ancak tedavi protokolü bırakılırsa ya da eksik kalırsa hastalık tekrar nüks edecektir.
Megacolon; kalın bağırsakların colon çapının genişlemesi sebebi ile hareketliliğinin azaldığı ve sonucunda kabızlığın geliştiği durumlara denir. Kabızlık tek başına megacolona sebebiyet vermemekle beraber uzun süren ve tedavi edilmeyen kabızlıklar sonucu megacolon şekillenebilir. Megacolon farkedilene kadar yıllarca sürebilir. Başlangıçta kabızlık zaman zaman gelişirken sonraları dışkılama hiç şekillenmeyebilir. Ayrıca kusma, kilo kaybı, iştahsızlık, dehidrasyon ve karın bölgesinde şişkinlik ve ağrı gözlemlenir. 
Klinik ve radyolojik muayene sonucu teşhis konur. Çözüm ve tedavide kabızlıktaki gibi diyet ve medikal sağaltımla sonuç alınsa da megacolon durumunda tek başına medikal tedavi yeterli değildir. Kesin çözüm için operatif sağaltım gereklidir.

Sonuç olarak diğer tüm canlılarda olduğu gibi kedilerde yaşamları boyunca yukarıda anlatılan bağırsak sorunlarından bazılarını bir kaç kez yaşayacaklardır. En basit anormal durumu dahi küçümsemeden ve gecikmeden veteriner hekiminize danışmak olası büyük hastalıkların önüne geçecektir. Ayrıca kedinizi veteriner hekiminiz tarafından tavsiye edilen diyete göre beslemeniz kedinizin bu ve benzeri problemleri ya hiç yaşamaması ya da çok basit atlatması açısından oldukça önemlidir. Size düşen kedinizin alışkanlıklarını gözlemlemek, özellikle su ve mama tüketimini kontrol altında tutmak ve anormal durumlarda vakit kaybetmeden hekiminize danışmak olacaktır. 
Saygılarımla,
Bol patili günler.... :)

Dr. Haluk ÖMER

Gönderiyi Paylaş

Yorumlar (0)

Yorum bırak

whatsapp