Canis famillaris de cavum abdominis’in normal yapısı ve içindeki organların gebelikteki yer değişimlerini ve görüntüleme yöntemleri ile belirlenmeleri

Canis famillaris de cavum abdominis’in normal yapısı ve içindeki organların gebelikteki yer değişimlerini ve görüntüleme yöntemleri ile belirlenmeleri

CAVUM ABDOMİNİS  (KARIN BOŞLUĞU)

Cavum abdominis vucut boşluklarının en büyüğüdür. Cavum abdominis diaphragma’dan cavum pelvis’in girişine, linea terminalis’e kadar devam eden bir boşluktur. Linea terminalis sadece iskelet üzerinde görülebilen bir çizgidir. Sakrum'un sakrospinal yüzündeki promontorium’un iki yanından başlar. Linea arcuata’yı takip ederek pecten ossis pubis’e kadar uzanır.

            Karın boşluğunun, göğüs boşluğu (cavum thoracis) içerisinde kalan ve intrathorakal karın boşluğu denilen bir kısmı daha vardır. Bu kısım karın organları tarafından işgal edilmiştir.

            Karın boşluğunun üst, alt ve iki yan duvarı vardır. Karın boşluğunun üst duvarı dıştan içe doğru deri, fascia lumbodorsalis, kas grubu (m. longissimus, m. iliocostalis, mm. multifidi), bel omurları, bel kasları (m. psoas major, m. psoas minor ve m. quadratus lumborum), fascia iliaca ve peritoneum’dan yapılmıştır.

            Karın boşluğunun alt duvarı sternum’un küçük bir kısmı ve cartilago xiphoidea hariç tümüyle yumuşak anatomik oluşumlardan yapılmıştır. Tam ortada linea alba bulunur. Karın boşluğunun alt duvarının, linea alba’nın 1-2 cm yan tarafı, dıştan içe doğru, deri, deri kası, fascia trunci profunda ve vagina musculi recti abdominis’in dış yaprağı,  m. rectus abdominis vagina musculi recti abdominis’in iç yaprağı ve peritoneum’dan yapılmıştır.

            Karın boşluğunun biri sağ, diğeri sol olmak üzere iki yan duvarı vardır. Her bir yan duvar, kemiksel yapı olarak sonuncu kaburga ve kıkırdak kaburgalar ile ala ossis ilii’nin bir kısmını kapsar. Bu kemiksel oluşumların dışındaki kesimler tümüyle yumuşak anatomik oluşumlardan yapılmıştır. Dıştan içe doğru deri, deri kası ve fascia trunci supf., fascia trunci profunda, m. obliquus externus abdominis, m. obliquus internus abdominis, m. transversus abdominis, fascia transversalis ve peritoneum’dan yapılmıştır.

            Karın boşluğunun ön-arka yönünde uzunluğuna, enine ve düşey olmak üzere üç ekseni vardır. Ön-arka yönünde uzunluğuna ekseni diaphragma ile symphysis pelvina’nın ön ucu arasında bulunur.

            Diaphragma’nın öne doğru yaptığı dış bükeylik nedeni ile alt kısımda daha uzundur. Enine ekseni iki yan duvarı arasında yer alır ve en geniş olduğu kesim iki tarafın son 2-3. kaburgaları arasındaki yerdir. Düşey ekseni karın boşluğunun tavanı ile tabanı arasındadır ve en uzun olduğu yer birinci bel omuru düzeyinden düşey inen hattır.

            Karın boşluğu çeşitli anatomik oluşumlar ile iştirak halindedir. Göğüs boşluğu ile iştirakini sağlayan delikler, bu iki boşluğu birbirinden ayıran diaphragma üzerinde bulunur ve üç tanedir. Yukarıdan aşağı sıralanan bu delikler hiatus aorticus, hiatus esophageus ve foramen venae cavae’dır. Hiatus aorticus’dan aorta, truncus sympathicus göğüs boşluğundan karın boşluğuna, ductus thoracicus ve vena azygos (dextra veya sinistra) karın boşluğundan göğüs boşluğuna geçer. Hiatus esophageus’dan esophagus, truncus vagalis dorsalis ve ventralis göğüs boşluğundan karın boşluğuna geçer. Foramen venae cavae’den ise sadece v. cava caudalis karın boşluğundan göğüs boşluğuna geçer.

            Karın boşluğu, anulus inguinalis adındaki delik ile canalis vaginalis ve canalis inguinalis ile iştirak halindedir. Erkek hayvanlarda varolan ve inguinal (kasık) bölgesinde bulunan canalis inguinalis’den fascia transversalis ve periton, processus vaginalis peritonei, fascia transversa et peritonei adıyla testis torbasına inerler. Yine testisleri besleyen a. testicularis ve sinirleri testislere, bu organlardan başlayan v. testicularis, lenf damarları ve ductus deferens bu kanal (canalis inguinalis) yolu ile karın boşluğuna geçerler. İnguinal kanal sadece erkek hayvanlarda ve dişi köpeklerde mevcuttur.

            Karın boşluğu, fötüsda, alt duvarındaki umbilicus (göbek) ile delinmiştir. Buradan yavru ile anne arasındaki ilişkileri sağlayan damarlar geçer.

            Karın boşluğu dişilerde dış alem iel iştirak halindedir. Yumurta yolunun (tuba uterina, oviduct) karın boşluğuna bakan ucundaki ostium abdominale tuba uterina ile önce yumurta yolu ile bu organı takip eden uterus, vagina vestibulum vagina ve vulva yolu ile de dışarı ile iştirak halindedir.

Karın boşluğu bölümleri (Regiones abdominis) :  Karın boşluğundaki organların yerlerini belirlemek için karın boşluğu önce iki enine çizgi ile üç ana bölgeye ayrılır. Enine çizgilerden biri her iki yanda son kaburgalar arasından geçirilen düzlemdir. Diğeri spina iliaca ventralis (tuber coxae)’in önünden geçirilen düzlemdir. Bu iki enine çizgi ile oluşan ana bölgeler regio abdominis cranialis, regio abdominis media ve regio abdominis caudalis’dir.

Şekil 1. Abdomen bölgeleri.

 

            Regio abdominis cranialis : Vücudun iki yanındaki son kaburgalar arasından geçirilen enine düzlem ile diaphragma arasında kalan bölgedir. Bu bölgenin tam ortasında aynı zamanda cartilago xiphoidea’yı kapsayan median ve üçgen şeklindeki bölgesine regio xiphidea denir. Regio xiphoidea’nın sağındaki (sağ arcus costalis’in iç kesimindeki) bölgeye regio hypochondriaca dextra, solundaki (sol arcus costalis’in iç kesimindeki) bölgeye regio hypochondriaca sinistra denir. Regio xiphoidea’da karaciğerin bir kısmı ile midenin pylorus’u bulunur. Regio hypocondriaca dextra’da karaciğerin en büyük kısmı, regio hypocondriaca sinistra’da ise yüzeysel planda mide, derin planda ise dalak yer alır. 

            Regio abdominis media : Vucüdun iki yanındaki son kaburgalar arasından geçirilen düzlem ile iki spina iliaca ventralis (tuber coxae) arasından geçirilen enine düzlem arasında kalan bölgedir. Bu bölgenin tam ortasında umbilicus (göbek) yer aldığından buraya regio umbilicalis denir. Regio umbilicalis’in sağındaki bölgeye regio abdominis lateralis dexter, solundaki bölgeye regio abdominis lateralis sinister denir. Regio umbilicalis’te ince barsaklar, derinde pankreas yer alır.

            Regio abdominis caudalis : İki spina iliaca ventralis (tuber coxae)’in önünden geçirilen enine düzlem ile pelvis boşluğu arasında kalan bölgedir. Bu bölgenin tam ortasındaki ya da pecten ossis pubis’in önündeki bölgeye regio pubica denir. Regio pubica’nın sağındaki bölgeye regio ingiunalis dextra, solundaki bölgeye regio ingiunalis sinistra denir. Regio pubica’da genital organlar yer alır. Dişi hayvanlarda meme bulunduğundan bu bölgeye regio uberis denir. Her iki inguinal bölgede ise, erkek hayvanlarda canalis inguinalis ve bu kanalın dış deliği olan anulus inguinalis superficialis bulunur.


Şekil 2. Dişi köpeğin göğüs ve karın organlarının sağdan görünüşü.

  1. Sağ akciğer
  2. Kalp
  3. Karaciğer
  4. Mide
  5. Sağ böbrek
  6. Üreter
  7. Vesica Urinaria
  8. Üretra
  9. Rectum
  10. İnce barsakları saran omentum majus (epiploon)
  11. Cecum
  12. Colon descendens
  13. Sağ cornu uteri
  14. Sağ ovarium
  15. Vajina

Şekil 3. Köpekte cavum abdominis’in radyografik görünümü.

L : Hepar        S : Gaster        K : Ren           LI : Intestinum crassum

Sp : Lien         SI : Intestinum tenue  BI : Vesica urinaria

ABDOMİNAL ORGAN İLİŞKİLERİ

Omentum majus (epiploon), dantel yapıda periton uzantısıdır. Abdominal içeriğin çoğunu ventralden ve yanlardan kaplar. Bağırsak kütlesi ve periton duvarının ortasında bulunur. Karaciğerin caudal büyük bölümü sağ hipokondriak bölümde bulunur.

            Mide, boş olduğunda abdominal duvarla herhangibir ilişkisi, kontağı bulunmaz. Ancak hafif toklukta karaciğerin caudalindeki xiphoid ve sol hipokondriak duvara dayalı durur.

            Sol böbrek, sol lateral abdominal duvarın dorsal bölümü ile ilişki halindedir.

            Dalak, abdominal boşluğun sol ön tarafında son kaburgaların altındadır. Dorso ventral ve caudo cranial pozisyondadır.

            Sağ böbrek, küçük kısmı son kaburganın caudalinde ve büyük bölümü sağ sublumbar bölgenin dorsal duvarı ile kontak halindedir.

            Mesane, omentum majus tarafından ventrali hariç kaplanmıştır. Pubic bölgedeki abdominal duvar ile ilişkideki tek visceral organdır.

            Bütün abdominal organlar ebat ve pozisyon bakımından normal değişkenlikler gösterebilirler. Mide, uterus, mesane ve dalak katlanabilme ve şekil değiştirebilme özelliklerinden dolayı diğer organlara kıyasla boyut ve biçim bakımından daha belirgin değişimler gösterebilirler.

            Gebe uterus, diğer bütün abdominal organların yaptırabileceğine kıyasla, hareket edebilir abdominal organların pozisyonlarını belirgin biçimde değiştirebilir. Abdomende her zaman en ventral pozisyondadır ki bunun sebebi hiç gaz içermemesidir. Bu sayede en ağır serbestçe hareket edebilen organ özelliğini taşır. İleri gebelikte nerdeyse tamamen abdominal cavitenin ventral yarısını kaplar.

            Herhangibir abdominal organ için, özellikle peritonal kıvrımlarla bağlanmış olanlar için, sabit bir pozisyon tayin etmek / saptamak imkansızdır.

            Farklı türlerdeki normal varyasyonları radyolojik görüntüler ve ciddi anatomik çalışmalar ortaya çıkarmıştır.

 

KÖPEKLERDE SEKSÜEL SİKLUS  

            Köpeklerin siklusu klinik bakımdan dört dönemden oluşur; proöstrüs, östrüs, metöstrüs ve anöstrüs. Bu siklus formu bakımından dişi köpekler monoöstrik olarak isimlendirilir ve yılda bir veya iki östrüs gösterirler. Dişi köpeklerde yılın her döneminde östrüs görülür. Mevsimin östrüs’e gelmede etkisi yoktur.

            PROÖSTRÜS: (Kızgınlığa hazırlanma) Köpekte proöstrüs 5-15 gün kadar sürmektedir.

            ÖSTRÜS: (Kızgınlık) Bu siklus dönemi köpeklerde 5-15 gün kadar sürmektedir. Proöstrüs’ten östrüse geçiş dişinin çiftleşmeye izin vermesiyle başlar ve çiftleşmenin reddi ile sonlanır.

          METÖSTRÜS (DİÖSTRÜS): (Kızgınlık sonrası) Bu dönem erkek köpek için dişinin hala çekici olmasına rağmen, dişinin çiftleşmeyi kabul etmemesiyle başlar. Köpeklerde östrüs bitiminden anöstrüs’e kadar geçen bu evre ortalama 60 (55-90) gün sürmektedir.

            ANÖSTRÜS: (İstirahat periyodu) Metöstrüs veya gebeliğin sonu ile bir sonraki proöstrüs’ün başlangıcı arasındaki seksüel yönden inaktif bir dönemdir. Anöstrüs evresi süre uzunluğu bakımından ırka ve bireye göre değişen geniş varyasyonlar gösterebilir (3 aydan-5 aya kadar). Ancak ortalama 4 ay sürmektedir. Gebelik anöstrüs süresini ortalama 28 gün kadar uzatabilir.

GENİTAL ORGANLARDA GEBELİKTE OLUŞAN ANATOMİK DEĞİŞİKLİKLER

 Ovaryum’lar: Gebelik süresince ovulasyon durduğu için yeni folliküller olgunlaşmaz. Hayvanın tek veya çok yavru yaptığına göre bir veya birkaç corpus luteum graviditatis vardır ve bunlar ovaryum’u biraz büyütür. Köpekte oluşan gebelikde corpus luteum’lar her iki ovaryum’da olup, organa bir üzüm salkımı görüntüsü vermiştir.

Oviduct: Oviduct kası gebelik sırasında biraz hipertrofiye uğrar. Mukozası kısmen hiperemiktir.

            Uterus: Uterus şeklini ve iç hacmini büyük oranda değiştirme özelliğine sahiptir. Bu sayede hızla büyüyen fötüs ve placenta’ya uyum sağlıyabilir. Gebelik sırasında uterus’un duvarının kalınlığı, hacmi, ağırlığının artması, şekli ve vaziyetinde değişikliğin meydana gelmesine, evolution adı verilir.

            Uterus’un endometrium ve myometrium tabakalarında belirgin ölçüde hipertrofi görülür ve kan damarları gelişir. Seroza katında ise önemli bir değişiklik görülmez. Gebeliğin başlangıcında uterus tonusu artar, sonra ise yumuşak kıvam alır.

            Uterus’un büyümesi yavru veya yavruların gelişmelerine paralel olarak artar. Köpekte gebe uterus, barsaklar arasında linea alba’nın iki yanından diafragmaya doğru uzanırlar. Uterus’taki bu genişlemelere bağlı olarak ligamentum latum uteri’lerde uzayarak gelişir.

Cervix: Cervical mukoza bezlerinde belirgin proliferasyon oluşur. Kalın bir mukus tıkacı ile canalis cevicis kapatılmıştır. Böylece mikroorganizmaların uterus’a girmeleri önlenir ve gebelik koruma altına alınır. Cervix’te damarlanma artmıştır. İlerlemiş gebeliklerde cervix uteri’nin dış deliği caudal’e doğru olan yönünü dorsal’e değiştirir ve portio vaginalis çıkıntısı silinir.

            Vagina: Vaginal anatomide oluşan en önemli değişiklik kaslarda hipertrofi ve vagina bağ dokusunda yumuşamadır. Bu doğum sırasında vagina’nın genişlemesini ve yavrunun çıkışını kolaylaştırır.

            Vulva: Gebeliğin büyük bir kısmında vulva dudakları normal görünümdedir. Doğumu yaklaşan hayvanların vulva dudakları şişer ödemli ve hiperemik bir hal alır. Ayrıca gebeliğin sonunda alt commisura’dan muköz bir akıntı gelir.

Uterus kan akımı: Gebeliğin ilerlemesi ile birlikte uterus’a gelen kan akımında bir artış olur. Bunun sebebi fötüs ve placenta için artan kan ihtiyacıdır. Gebelik sırasında artan kan akımı, uterus kan damarlarında (A.uterina media, cranialis, caudalis) genişlemeye ve en önemli damar olan arteria uterina media da rektal yolla özel bir nabız (fremitus) hissedilmesine sebep olur.

            Memeler: Gebelik sırasında memelerde belirgin değişiklikler görülür. Özellikle ilk gebelikte östrojen ve progesteron etkisiyle, gebeliğin sonlarına doğru meme alveolleri ve kanal sistemlerindeki gelişmeye bağlı olarak şekillenen büyüme dikkati çeker. Gebeliğin son günlerinde memeler dolgun, ödemli ve hiperemik olup, meme başları sıkıldığında sarımsı beyaz renkte koyu kıvamda bir sekret (kolostrum) geldiği görülür.


Şekil : Köpek, kedi ve domuzda uterus içindeki fötüs’lerin pozisyonu

GEBELİK TANISI

● Köpek ve kedide: Köpeklerde abdomenin dıştan palpasyonu ile gebelik tanısı mümkündür. Ancak köpeğin büyüklüğü, beslenme durumu, palpasyona gösterdiği tepki, idrar kesesi ve barsakların dolu olması, muayenenin yapıldığı gebelik dönemi ve uterus’un içindeki yavruların sayısı, muayeneyi yapan hekim’in tecrübesi tanıyı etkileyebilmektedir. Bu nedenle abdominal palpasyon yapılacak köpeklerin aç getirilmesi gebelik bulgularının daha net hissedilmesini sağlayacaktır..

Şekil  : Köpekte gebelik esnasında uterus’un konumu

            ● Köpek ve kedide: Köpeklerde çiftleşme sonrası en erken 19-20’nci günde ultrasonografi ile gebelik tanısı yapılabilir. Gebelikle ilgili olarak ilk olumlu belirti iç çapı yaklaşık 10x20 mm kadar olan ard arda dizilmiş, yuvarlak, lumeni siyah ve duvarı koyu gri renkte olan vezikül’lerin görülmesidir. Köpeklerde 25’nci günden itibaren embriyo, siyah renkli vezikül’ün içerisinde grimsi beyaz renkte hareketli olarak izlenebilir. Gebeliğin 25-30’ncu günlerinden sonra fötüs’lerin kalp atımları görülebilir. Otuzuncu günde fötal vezikül’ler silindirik olup, iç çapı 20x40 mm kadardır. Aynı zamanda embriyoların oksipital eklemle birinci kuyruk omuru arası uzunluğu 20-25 mm dir. Otuzbeş-kırkıncı günden itibaren fötal iç organlar ayırt edilir ve kırkbeşinci günden sonra kemiklerde kalsifikasyon artması sebebiyle iskelet sistemi farkedilebilir.

 

            Tablo  : Orta boy(15-20 kg) Gebe Köpekte Ultrasonografik Muayenede

                        Ölçülebilen Bazı Paremetrelere Ait Ortalama Değerler

Gebelik günleri

Fötal kese çapı (mm)

Oksipital eklem-Birinci kuyruk omuru arası  uzunluğu (mm)

Vücut çapı (mm)

Kafa çapı (mm)

İntercostal aralık

(mm)

Kalp çapı (mm)

20

10x20

 

 

 

 

 

25

15x25

 

4

5

 

 

30

20x40

20-25

8

7,5

 

2,5

35

20x58

30-40

14

10

2

4

40

38x80

50-60

18

13

2,5

6

45

40x100

80-90

24

17,5

3

8

50

45x130

105-110

30

21

3,2

11

55

 

125-145

36

24

3,5

13

60

 

135-165

43

27,5

4

16

65

 

 

>45

>30

>5

>16,5


            Köpek ve kedilerde ultrason ile gebelik tanısı yapılırken; Yanlışlıkla gebe tanısı konulmasının en önemli sebebi idrar kesesinin  uterus veya fötal kese ile karıştırılmasından ya da bazı köpeklerde muayeneden sonra fötal rezorbsiyon’un şekillenmesinden kaynaklanmaktadır. Buna karşılık gebe hayvanların da yanlışlıkla olumsuz tanısı ise gebeliğin 23’ncü günden küçük olmasına, fötüs’lerin barsaklardaki içerik ya da gaz tarafından örtülmesine veya hayvanın fazla şişman ve yağlı olmasına bağlıdır.


Resim  : Gebe köpekte ultrason görüntüleri. A.18 günlük gebelik, B.22 günlük gebelik, C.

            b) Röntgen ile Gebelik Tanısı: Küçük baş evcil hayvanlarda ve özellikle karnivorlarda gebelik tanısı amacıyla sıkça başvurulan bir yöntemdir. Ventro-dorsal veya lateral abdomen röntgen çekimlerinde uterus’ta meydana gelen değişiklikler ve fötal iskelet sistemi araştırılmalıdır.

            Köpeklerde gebeliğin 25’nci gününden itibaren yapılan çekimlerde uterus lobuler bir yapı halinde görülür. Ancak pyometra olgularında da lobuler bir görünüm alındığından bunu erken gebelik ile karıştırmamak gerekir. Ayrıca otuzbeşinci günden önce organogenezis henüz devam ettiğinden bu dönemde alınan radyografilerin yavrulara zarar verebileceği unutulmamalıdır. Radyografi ile güvenilir teşhis köpeklerde 45’nci günden itibaren yavruların kafa kemikleri ve 49’ncu günden sonra da tüm iskelet sisteminin görülmesiyle yapılabilir (Resim  ).

            Kedilerde röntgen ile gebelik tanısı en erken 17-21’nci günler arasında lobuler yapıdaki uterus’un görülmesiyle yapılır. Ancak bu yöntemle gebeliği belirlemek için en uygun zaman 38-40’ncı günden sonra olup, alınan radyografilerde fötal iskelet sistemi kolayca görülebilir.

Resim: Gebe köpekte fötüs’lerin radyografik görüntüsü

KAYNAKLAR

 

  1. MILLER’S ANATOMY OF THE DOG
  2. VETERİNER TOPOGRAFİK ANATOMİ (İ.Ü.)
  3. VETERİNER TOPOGRAFİK ANATOMİ (A.Ü.)
  4. VETERİNER ANATOMİ II (A.Ü.)
  5. VETERİNER DOĞUM BİLGİSİ (İ.Ü.)
  6. DIAGNOSTIC ULTRASONOGRAPHY OF THE DOG AND CAT
  7. KLİNİK ANATOMİ DERS NOTLARI (Doç. Dr. Vedat ONAR)
  8. DOÇ. DR İSMAİL KIRŞAN
  9. ULTRASOUND IMAGING OF THE REPRODUCTIVE TRACT OF THE BITCH
  10. CARNIVORE AND DEVELOPMENTAL ANATOMY LECTURES
  11. THE ANATOMY OF THE DOMESTIC ANIMALS


Dr. Haluk ÖMER

Gönderiyi Paylaş

Yorumlar (0)

Yorum bırak

whatsapp