Köpekler Hakkında Bildiklerinizi Unutun Ve Bir Kulak Verin...

Köpekler Hakkında Bildiklerinizi Unutun Ve Bir Kulak Verin...

Şirin bir köpek yavrusu edindiniz veya yaşça biraz daha büyük bir canı sahiplendiniz. Elinizden geldiğince iyi bakmaya, dostunuzun bütün ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılamaya çalışacaksınız. Bu sebeple birçok insan gibi internete girdiniz ve köpekler hakkında yazılıp çizilen hemen hemen her şeyi okuyorsunuz. Ama tüm bu iyi niyetli çaba­ larınıza karşın, aslında hiçbir bilimsel veriye dayanmayan bazı bilgiler beyni­ nize takılı kalmış durumda. Çünkü size sunulmuş olan bilginin ne kadar gerçek olduğu ya da sunan kişinin ne kadar uzman olduğu tam bir muamma... Nasıl insanlar bir za­manlar dünyanın yassı olduğu fikrine kapılmış­ lar ise, siz de köpeğiniz ot yiyince hasta olduğu fikrini beyninizden atamıyorsunuz... 

Ortaokul çocukları, iyi niyetli büyükanneler, kendilerini köpek uzmanı ilan etmiş kişiler ve tabi ben otuz küsur senedir köpek besliyorum diyenlerce ortaya atılmış olan bazı köpek sağlığı ve davra­nışları ile ilgili efsaneler, araştırmacılar tarafından çoktan aksi kanıtlanmış olsa bile, hala özellikle internet ortamında varlıklarını sürdürmektedir. Neticede herkes köpekler hakkında bir şeyler biliyor ve çoğu zaman da bu bölük pör­ çük bilgilerin kimseye bir zararı olmuyor. Ama köpeğinin burnu ıslak ve soğuk olduğu için köpe ğindeki belirgin diğer hastalık belirtilerini pek çok kişi ihmal etmiş olabilir ya da köpeğin kuyru­ğunu sallayınca mutlu olduğunu sanıp ısırılan ki­şilerin sayısı da oldukça yüksek olabilir.

Yazının devamında yaygın olarak kanıksanmış 10 köpek efsanesi hakkın­ daki gerçek bilgileri aktarmaya çalışacağım. Kısacası, köpekler hakkında doğru bildiğiniz bir takım gerçekleri unutun...

   1. Köpekler, hasta olduk­larında ya da bağırsak kurtları var ise, ot yerler!

Köpeğin belli miktarda ot yemesi son derece normaldir. Aslında köpekler bütün bir yıl bo­yunca hiç ot yemezler ise daha çok prob­lem görülür. Uzun süre ot bulamadıkları zaman kontrolsüz olarak fazla ot yiyip sindiremeyebilirler. Çok mik­tarda ot sindirim sistemini yorduğu için de kusma şekillenebilir. Sahibi de bunun üzerine, köpek hasta olduğu için, kusabilmek amacıyla ot yediğini sanır. Belli otları belli miktarlarda yemenin sindirim sistemine faydası olabileceği kimi uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Ancak köpeğinizin tek başına ot yemesi asla bir hastalık belirtisi değildir...

2. Islak ya da kuru burun, köpeğin sağlıklı olduğunu gösterir!

Oysa köpeğin burnu, sağlığı hakkında kesin bir işaret değildir. Köpekte nor­mal beden ısısı 37,5 - 39,5 derece arasıdır; ancak bazı durumlarda ateşi 40 dereceye çıksa dahi, köpeğin burnu soğuk ve ıslak olabilir. Burnu ıslak olsa bile, köpeğinizdeki diğer hastalık belirtilerini göz ardı etmemenizi tavsiye ederim. Öte yandan, burnunun kuru olması da korkmanız için bir sebep olmayabilir. Örneğin sıcak havalarda uyku sonrasında köpeğinizin burnu kuruyabilir. Köpeğiniz için her zaman taze su bulundurun. Burun kuruluğu iki-üç gün devam eder ya da burun kuruluğu ile beraber farklı belirtiler gözlemlerseniz vakit kaybetmeden veteri­ner hekiminize danışın. Unutmayın ki erken teşhis her zaman hayat kurtarır.

3. Köpeğe sarımsak ya da bira mayası ver­mek, pireleri uzak tutar!

Pek çok köpek sahibi, bu türde 'doğal' pire ilaçlarının etkisine malesef inanır ve her yıl köpeklerine verirler ancak bunun bilimsel hiç bir dayanağı yoktur, üstelik fazla miktarda verilen sarımsak köpekler için zararlıdır.

4. Kuyruğunu sallaması, köpeğin mutlu olduğunu gösterir!

Ancak bu hiç de kesin bir belirti değildir. Köpeğin tüm davranışlarını göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü kuyruğun sallanmasından çok ne şekilde sal­landığı önem taşır. Dominant (Alfa) ve saldırgan bir köpek de kuyruğunu sallayabilir, ama kuyruk dik ve havadadır. Dostça ve oyun isteyen kuyruk sallamada ise kuyruk ya­taydır ve oldukça hızlı sallandığı gibi köpeğin tüm arka kısmı sallanır. Yabancı bir köpeğe yaklaşırken, onun tüm davranışlarını inceleyin. Saldırganlık işaretleri arasında hırlama, kulaklarını arkaya yatırma, dik bakışlar ve havaya kaldırılmış, hafifçe sallanan bir kuyruk olabilir. Köpekler birbirleriyle kuy­ruklarını kullanarak iletişim kurduklarından, bu son derece hareketli beden uzantısının farklı kullanış biçimlerini anlamak, sizinle köpeğiniz arasındaki bağın güçlenmesine yardımcı olacaktır.

5. Köpekler, bir takım besin maddelerini yeterince alamadıklarında kendilerinin ya da bir başka hayvanın dışkısını yerler!

Maalesef bu sorunun tek ve net bir açıklaması yok. Dışkı yeme, bir iç organ hastalığına bağlı olabileceği gibi aynı zaman­da besin maddeleri (vitamin&mineral) eksikliğine bağlı da olabilir. Ancak çoğu zaman, davranışsaldır. Genç köpeklerde, sadece bir doğayı keşfetme yolu olabileceği gibi genellikle can sıkıntısındandır.

Veteriner hekim muayenesi sonucunda hiçbir tıbbi sorun yoksa denenebilecek bazı yollar şunlardır; Kedinin tuvalet kutusunu talan eden köpeklerde, kutuyu yüksek bir yere ya da yalnız­ca kedinin girebileceği bir odaya kaldırmak çö­züm olabilir. Canı sıkılan köpeklere daha fazla oyun ve hareket olanağı sağlanabilir. Ayrıca bahçedeki dışkının da hemen ortadan kaldırılması önemlidir.

6. Köpekler, yaralarını yalayarak iyileşti­rirler!

Köpeğin yarayı yalaması gerçekten de yaranın temizlenmesine yardım eder. Ayrıca köpeğin salyasında bulunan tiyosiyanatların da kısmen antiseptik etkisi vardır. Ancak aşırı ve kontrolsüz miktarda yalama faydadan çok bölgeye zarar verecektir. Yaranın hızlı ve sağlıklı iyileşmesi için veteriner hekiminizin önerilerini dinleyin.

7. Köpeğinizin tüylerinin sağlıklı ve parlak olmasını istiyorsanız, ona çiğ yumurta verin!

Araştırmalar yumurta beyazın­da bulunan protein kompleksi avidin'in, bir B-vitamini çeşidi olan biotin ile reaksiyona girdiğini ve biotin’in etkisiz hale geldiğini bilimsel olarak kanıtlamışlardır. Büyük miktarlarda çiğ yumurta beyazı tüketen insan ve hayvanlarda biotin eksikliği görülmektedir. Yani arkadaşınız ne der­se desin, köpeğinizin tüylerinin sağlıklı ve parlak olmasını istiyorsanız, yüksek kaliteli ve köpeğinizin ırkına uygun bir mama vermek, sağlıklı ve parlak tüyler için çok daha kesin bir yoldur. Burada belirtmek isterim ki, pişmiş yumurtanın ise bu tip bir riski yok ve zaman zaman obeziteye yatkın olmayan köpeklere verilebilir.

8.Kısırlaştırılmadan önce, dişi köpek en az bir kez çiftleşmeli ya da bir defa yavrulamalı!

Bu efsane yüzünden her yıl milyonlarca köpek ne yazık ki sokaklara atılıp terk ediliyor. Planlanma­mış hamilelikleri önlemenin yanı sıra, dişi köpeği ilk kızgınlık döneminden önce kısırlaştırmak, ba­zı kanser risklerini de azaltmaktadır. Yaygın inanı­şın aksine, dişi köpeğin 'anneliği' tatması hiç gerekli değildir. Köpekler diğer hayvanlar gibi içgüdüleri ile hareket ederler ve üreme hormonları kısırlaştırma ile ortadan kaldırılırsa, köpek üremek için ihtiyaç duymaz.

9. Bazı ırklar, örneğin kanişler hipoalerjeniktir!

Maalesef bu da doğru değil. Bazı kö­pek ırkları, diğerlerine göre daha az kıl dökerler, ama bu sahiplerinin alerjisini ortadan kaldırmaz. Alerjik kişiler genellikle kıllardaki kepeğe reaksiyon gösterir. Köpek kendini yaladıkça, cildi ve kılları üzerine salyasını bırakır. Salya kurudukça, mikroskopik boyutta parçaları dökü­lür, havaya ve çevreye bulaşır ve köpek sahibini etkiler. Köpeğin düzenli olarak tüy bakımının yapılması, özel şampuanlarla yıkanması kepeklenmeyi en az düzeyde tutabilir. Tabi bunun yanında düzenli ev temizliği, halının ve yatakların da sık elektrik li süpürgesi ile temiz­lenmesi sorunu hafifletebilir. Alerjisi olanların köpeklerini yatak odalarına sokmamaları bile çözüm olabilir.

10.Köpekler, yalnızca siyah beyaz görürler!

Dünyayı köpeğinizin gözüyle görebilmek ilginç olabilirdi. Ancak bu mümkün olamayacağına göre her zaman olduğu gibi bilimsel açıklamalara inanmak ve saygı duymak gerekir.  Köpek gözünde, hayvanın görmesini sağlayan bir dizi fotoreseptör ya da ışık alıcıları bulu­nur. Bazıları çubuk, bazıları koni biçimindedir. Koni biçimindeki fotoreseptörler, renk görmeyi sağlarlar. Köpek gözlerinde, çubuk biçimindeki fotoreseptörlerin sayısı koni biçimindekilere göre çok daha fazla olduğundan eskiden araştırmacılar köpeklerin yalnızca siyah ve beyazı gördük­lerini düşünüyorlardı. Oysa 1980'lerde Kaliforni­ya Üniversitesi'nde yapılan araştırma sonuçları farklı bir gerçeği ortaya çıkarttı. Buna göre köpekler kırmızı bir top ile mavi bir topu, beyaz ışık ile renkli ışıkları ve mor ile mavi arasındaki tonları birbirlerinden ayırt edebiliyorlar. Yeşil-sarı ve turuncu-kırmızı arasında olan renk­leri ayırt edemiyorlar. Bilim ve araştırmalar geliştik­çe köpeklerin görme yetenekleri hakkındaki bilgilerimiz yeniden değişecektir.

Yazının hazırlanmasında bilimsel desteklerini esirgemeyen Sayın Prof. Dr. Kürşat ÖZER’e teşekkürler.

Dr. Haluk ÖMER

Gönderiyi Paylaş

Yorumlar (0)

Yorum bırak

whatsapp