Köpeklerin Kalıtsal Gastrointestinal Sistem Hastalıkları

Köpeklerin Kalıtsal Gastrointestinal Sistem Hastalıkları

1. KRONİK HEPATİT (CHRONIC HEPATITIS):
Karaciğerin yangı ve doku ölümü ile karakterize bir hastalığıdır. Etkilenen hayvanlarda yavaş ilerleyen bir karaciğer hastalık tablosu vardır. Kronik hepatit’in virus, bakteri ve ilaç gibi birçok nedeni olmasına karşın bazı ırklarda bakır metabolizmasında genetik olarak varolan bir defekt kronik hepatite yol açar. Bu ırklardaki köpeklerin %25’i bu hastalığa yakalanırken %50’si taşıyıcı olarak kalmaktadır. Bu hayvanlarda hepatositlerdeki bakır birikimi sentrolobuler bölgelerde başlar ve hepatosellüler nekroz, bakır yüklü makrofaja bağlı yangı, kronik hepatit ve sonunda da siroz ile sonuçlanır. Bedlington terrier, West Highland white terrier, Skye terrier ve Dalmatian ırklarında bu hastalık primer olarak kalıtsal olmasına rağmen diğer belirtilen ırklarda mutlaka ikincil bir nedene bağlı olup olmadığı araştırılmalıdır.
Predispoze Irklar: BEDLINGTON TERRIER, WEST HIGHLAND WHITE TERRIER, SKYE TERRIER, DALMATIAN, DOBERMAN PINSCHER (özellikle dişiler), AMERICAN & ENGLISH COCKER SPANIEL, LABRADOR RETRIEVER
 
2. DAMAK/DUDAK YARIĞI (CLEFT LIP/PALATE):
Dudak veya üst damakta yarık tarzında, embriyonal gelişim sırasında oluşan bir gelişme eksikliğidir. Sadece dudak veya damakta olabildiği gibi ikisi beraberde gerçekleşebilir. Yine tek taraflı olabildiği gibi çift taraflı yarıklar da olabilmektedir. Dudak yarığı ilk zamanlardan itibaren dikkat çekici olabileceği gibi damak yarığının da en belirgin ilk bulgusu yavrunun annesini emerken süt baloncuklarının burnundan çıkmasıdır.
Predispoze Irklar: ENGLISH & FRENCH BULLDOG, POINTER, SHIH TZU, BOSTON TERRIER, BRITTANY SPANIEL, COCKER SPANIEL, DACHSHUND, GERMAN SHEPHERD, LABRADOR RETRIEVER, MINIATURE SCHNAZUER, PEKINGESE
 
3. EKZOKRİN PANREATİK YETMEZLİK (EXOCRINE PANCREATIC INSUFFICIENCY):
Pankreasın ekzokrin kısmı asini hücrelerinden meydana gelmiştir ve incebağırsakta protein sindirimi için gerekli enzimlerin üretim ve sekresyonunu sağlarlar. Ekzokrin pankreatik yetmezlik, asini hücrelerinin kademeli atrofisi, pankreasın hipoplazisi veya kronik pankreatit sonucu oluşan bir hastalıktır ve genellikle bu hücrelerin tamamına yakını ortadan kalkmadan klinik belirtiler ortaya çıkmaz. Pankreas hipoplazisi 6 aylık yaştan önce ortaya çıkarken, asini atrofisi ise 6 ay ile 6 yaş arasında görülmektedir. Proteinlerin sindirilme yeteneği kaybedildiğinden dolayı iştahlı bir şekilde yemek yemesine rağmen kilo kaybı meydana gelir.
Predispoze Irklar: GERMAN SHEPHERD ırkında daha çok rastlanmasına rağmen asiner atrofi ROUGH COLLIE, TERRIER, CAVALIER KING CHARLES SPANIEL, CHOW CHOW ırklarında da görülmektedir.
 
4. GASTRİK DİLATASYON/VOLVULUS (GASTRIC DILATATION GDV):
Bu hastalıkta mide hava ile gerginleşir, dilate olur ve torsiyon/volvulus gelişir. Bu gelişim köpeğin kusmasını ve geğirmesini de engeller. Mide ve diğer organların kan akımı bozulur, yiyecek pasajları engellenir ve gittikçe artan bir şişkinlik şekillenir. Mide torsiyonuyla beraber dalak ve ana damarlar da torsiyona uğrayabilir. Midedeki bu genişleme kanın kalbe geri dönüşünü de aksatarak, kardiyak output’un azalmasına ve kan basıncının düşmesine neden olur. Bunun sonucu oluşan oksijensizlik dokuların ölümüne yol açar, kandan toksinler atılamaz ve kardiyak aritmi gelişerek ani ölüme dahi neden olur. Basit gastrik dilatasyon ise volvulusa neden olmaz. Geniş, derin göğüslü köpekler GDV’a daha duyarlıdırlar ve yaş ilerledikçe risk artar. GDV gelişiminin önlenmesi amacıyla halen tartışmalı olmasına rağmen gastropexy operasyonları da yapılmaktadır. Bunların dışında GDV’yi tetikleyen nedenler, aşırı yemek yeme, hızlı yeme, tek öğün, fazla su tüketimi, stress ve yemek sonrası egzersizdir.
Predispoze Irklar: GREAT DANE, ST.BERNARD, WEIMARANER, IRISH SETTER, IRISH WOLFHOUND, BORZOI, BLOODHOUND, GORDON SETTER, SCOTTISH DEERHOUND, STANDARD POODLE, GOLDEN RETRIEVER, GERMAN SHEPHERD, AKITA
 
5. GLUTENE DUYARLI ENTEROPATİ (GLUTEN SENSITIVE ENTEROPATHY):
İnce bağırsakların bu hastalığı buğdayda bulunan bir protein olan glutene karşı oluşan duyarlılık veya tolare edememe sonucu oluşmaktadır. Hastalık parsiyal villus atrofisi, intraepiteliyal lenfosit infiltrasyonu ve spesifik biyokimyasal abnormaliteler ile karakterizedir. Barsak hasarı ve klinik belirtiler daha hafif gözlemlensede insanlardaki celiac hastalığına benzemektedir. İştah kaybı, kilo kaybı veya ağırlık artışında azalış ve kronik intermittent ishal tablosu gözlenir. Glutensiz gıdalar verilerek bu hastalık kontrol altına alınabilir.
Predispoze Irklar: IRISH SETTER
 
6. HİSTİYOSİTİK ÜLSERATİF KOLİT (HISTIOCYTIC ULCERATIVE COLITIS):
Kolit kalınbarsağın yangısıdır. Bu hastalık yangısal bowl hastalığının bir çeşitidir ki bağışıklık sistemindeki sorun nedeniyle yangı hücrelerinin (histiosit) barsak duvarına (lamina propria) infiltre olmasıyla ortaya çıkar. Sonuçta kronik kalın barsak ishali oluşmaktadır. Klinik belirti olarak ishal, tenesmus, kanlı ve mukuslu gaita görülmektedir. Hastalık insanlardaki Crohn’s hastalığı ile benzerlik göstermektedir. Deri lezyonları ve lenfadenopati ile de kombine olabilmektedir.
Predispoze Irklar: BOXER, FRENCH BULLDOG
 
7. HİPERLİPOPROTEİNEMİ (HYPERLIPOPROTEINEMIA):
Lipoprotein metabolizmasındaki bozukluk sonucu yağ ve yağ benzeri maddelerin (lipoprotein) kanda artışı ile oluşmaktadır. Lipaz aktivitesinde bir defekt veya yüzey apoprotein CII yokluğu sonucu meydana gelmektedir. Özellikle 4 yaş üstü hayvanlarda gözlemlenir. Hiperşilomikronemi mevcuttur. İnsanlardaki ailesel hipertrigliseridemi ile benzerlik göstermektedir.
 
Predispoze Irklar: MINIATURE SCHNAUZER
 
8. İMMUNOPROLİFERATİF ENTEROPATİ/LENFOSİTİK-PLAZMASİTİK ENTERİT (IMMUNOPROLIFERATIVE ENTEROPATHY/LYMPHOCYTIC-PLASMACYTIC ENTERITIS):
Kusma ve kronik ishale neden olan bir hastalıktır. Mide, kalınbarsak ve incebarsağın iç yüzeyine yangısal hücreler infiltre olur ve bu da normal sindirim ve absorbsiyon fonksiyonlarının engellenmesine yol açar. Bağışıklık sistemiyle ilişkili olarak da parazit, bakteriyel infeksiyon, besinsel duyarlılık veya barsak kanseri sonucunda da oluşabilmektedir. Basenjilerde identifiye edilen bu hastalık ciddi malabsorbsiyona ve protein kaybına neden olmaktadır. Klinik belirti olarak inatçı bir ishal ve aşırı zayıflık gözlemlenir. Ödem ve asites yaygın olmamasına rağmen hipoalbuminemi mevcuttur. Bu ırklarda ileriki dönemlerde lenfoma görülme olasılığı fazladır.
 
Predispoze Irklar: BASENJI
 
9. İNTESTİNAL LENFANJİEKTAZİ (INTESTINAL LYMPHANGIECTASIA):
Lenf sıvısı normalde sirkulasyona karışması gerekirken bu hastalıkta drenajdaki engellenme sonucu barsak içerisine sızar. Bunun sonucu olarak proteinler, lenfositler, lipid veya yağlar dışkıyla kaybedilir. Hastalık kongenital veya diğer hastalıklar nedeniyle oluşabilir.
 
Predispoze Irklar: BASENJI, SOFT-COATED WHEATEN TERRIER, NORWEGIAN LUNDEHUND, YORKSHIRE TERRIER, MALTESE, ROTTWEILER
 
10. ÖZAFAGUS DİLATASYONU (MEGAESOPHAGUS):
Normal peristaltiğini kaybetmesiyle dilate olur. Yemekten dakikalar veya saaatler sonra regurgitasyonla sindirilmemiş yiyecekler çıkarılır. Bu hastalığın görüldüğü köpekler ya bu özefagusla doğarlar veya yaşamlarında gelişir. Klinik belirti olarak regurgitasyon, malnutrisyon, aspirasyon pnömonisi, salivasyon artışı, kaşeksi, öksürük, pulmoner hırıltı gözlemlenebilir. Patogenez tam anlaşılamamasına karşın özafagusun vagal afferent innervasyonunda defekt oluşumuyla ilgili olabileceğine dikkat çekilmiştir. Myasthenia gravis ve peripheral neuropathies gibi hastalıklarla da ilişkili olabilir.
Predispoze Irklar: NEWFOUNDLAND, LABRADOR RETRIEVER, CHINESE SHAR PEI, GERMAN SHEPHERD, GREAT DANE, GREYHOUND, IRISH SETTER, MINIATURE SCHNAUZER, WIRE-HAIRED FOX TERRIER
 
11. PANKREATİT (PANCREATITIS):
Pankreas hücrelerinden salgılanan enzimler daha hücre içindeyken aktive olurlar ve pankreas kendini sindirmeye başlar. Sonuçta da panreas dokusunun ve çevre dokuların ölümü gelişir. Doku hasarı toksik faktörlerin sirkulasyona salgılanması gibi kendiliğinden devam eder. Panreatiti başlatan spesifik neden bilinmemesine rağmen bununla ilgili kandaki yağ miktarının artması, ilaçlar, pankreastaki kan akımının aksaması, toksinler, diabetes mellitus ve hipotiroidizm gibi birçok faktör identifiye edilmiştir. Pankreatit genellikle 6 yaşından sonra gözlemlenir. Klinik belirti olarak önce iştah kaybı, kusma ve ishal oluşur daha sonra abdominal ağrı, şok ve kollaps gelişir.
Predispoze Irklar: MINIATURE SCHNAUZER, MINIATURE POODLE.
 
12. PERİANAL FİSTÜL (PERIANAL FISTULA):
Anüs civarındaki dokularda oluşan, ağrı verici, kronik, tek veya çoklu ülseratif odaklardır. Geniş kuyruk tabanı, alçak kuyruk duruşu, anal bezlerin yoğunluğunun artması gibi bazı faktörler gelişimine zemin hazırlar. Anal bezlerin yangılanması ve infekte olması sinus yoluyla direne olmasına neden olur. Klinik belirti olarak ağrılı defekasyon, kanama, konstupasyon, bazen istemsiz dışkılama, bölgeyi yalama, kokulu anorektal akıntı gözlemlenir.
Predispoze Irklar: GERMAN SHEPHERD, IRISH SETTER
 
13. PORTOSİSTEMİK ŞANT (PORTOSYSTEMIC SHUNT PSS):
Karaciğerdeki abnormal kan akımıdır. Kan sindirim sisteminden karaciğere portal damarlar sayesinde ulaşır ve caudal vena cava ile de kullanılmış kanı kalbe taşır. PSS da portal kan direkt olarak venaya bağlanır. Karaciğerin görevi toksinleri temizlemek ve sindirimle elde edilen proteinleri kana taşımakdır. PSS da toksinler kandan temizlenmez ve sirkulasyonda kalır. Klinik belirtiler nörolojik yöndedir. Hepatik ensefalopati olarak adlandırılan karaciğer yetmezliği nörolojik ve davranışsal belirtilere neden olmaktadır. Kongenital şant embriyonik dönem gelişiminde bir damarın kalıntısı olarak da meydana gelebilir. Kan damarının yerleşimine ve karaciğerle ilişkisine bağlı olarak intrahepatik veya ekstrahepatik olarak adlandırılmakta ve ekstrahepatik şant daha sık gözlemlenmektedir. Bir çok hayvan 6 aylık yaştan önce belirti göstermektedir.
Predispoze Irklar: Ekstrahepatik PSS: Küçük ırklarda görülür.YORKSHIRE TERRIER, MINIATURE SCHNAUZER, CAIRN TERRIER, MALTESE. İntrahepatik PSS: Büyük ırklarda görülür. IRISH WOLFHOUND, AUSTRALIAN CATTLE DOG, GOLDEN RETRIEVER, LABRADOR RETRIEVER
 
14. PROTEIN KAYIPLI ENTEROPATİ VE NEFROPATI (PROTEIN-LOSING ENTEROPATHY & NEPHROPATHY):
Plazma ve proteinlerin gastrointestinal sistemden kaybına protein-losing enteropati denilmektedir. Gastrointestinal sistemin iç yüzeyindeki hasarlardan dolayı oluşan bir hastalıktır. Genetik olarak protein-losing enteropati ve nefropati birlikte Soft-coated wheaten terrierlerde, lymphangiectasia ve protein-losing enteropathy birlikte Norwegian lundehund da görülmektedir. Albumin ve globulin eşit derecede eksilir ve hypoproteinemi oluşur. Klinik belirti olarak kusma ve ishalle birlikte protein seviyesi belirli miktarın altına düşünce ödem, asites ve plöral efuzyona bağlı dispne görülmektedir. Sonuçta besin reaksiyonları ve böbreklerden protein kaybı ile ilişkili bir durum da ortaya çıkmaktadır.
 
Predispoze Irklar: SOFT-COATED WHEATEN TERRIER, NORWEGIAN LUNDEHUND
 
15. PİLORİK STENOZ (PYLORIC STENOSIS):
Besin ve sıvıların incebarsağa geçtiği pilorik kanalda oluşan daralma bu hastalığı tarif etmektedir. Gastrointestinal kanalda sfinkter ve anti-reflü organ olarak rol oynayan pilorusun sirküler kas katmanında hipertrofi gözlemlenir. Etkilenen hayvanlar yemekten hemen sonra kusarlar. Brachycephalic ırklar bu hastalığa yatkındırlar.
Predispoze Irklar: BOSTON TERRIER, BOXER
 
16. İNCE BARSAK BAKTERİ ARTIŞI (SMALL INTESTINAL BACTERIAL OVERGROWTH SIBO):
Bu hastalıkta incebarsaktaki bakterilerin sayısı aşırı ölçüde artmıştır ve besinlerin sindirimine zarar vermektedirler. Sayı artışı ile birlikte florada anaerobik bakterilerden birinin de oranı artış göstermektedir. Sonuçta kronik intermittent bir ishal, kilo kaybı ve ağırlık kazanımında sorun ortaya çıkmaktadır. German shepherdlarda incebarsakta immun savunmada birincil görevi olan IgA’nın eksikliği de bu hastalıkla ilişkilidir. SIBO, ekzokrin pankreatik yetmezlik ve yangısal barsak hastalığıyla ilişkili olarak da gelişebilir ancak hangisinin önce geliştiği saptanamayabilir.
Pred ispoze  Irklar: GERMAN SHEPHERD

Gönderiyi Paylaş

Yorumlar (0)

Yorum bırak

whatsapp